Avukat Ali Galip Yıldız

Avukattı, sonra ressam oldu, şimdi de yazar; Rezan Özger

Otuz yıllık arkadaşım Rezan Özger'in bir kitap yazdığını duyunca soluğu Kilyos'ta aldım, evine gittim. 

Akşam eve döndüğümde önce bir film izledim; Dustin Hoffman ve Emma Thompson'un birlikte oynadıkları harika bir film. Aşka Son Şans. İleri yaşlardaki iki kişinin insana mutluluk veren ilişkileri. Keyifle izledim, kendimi çok iyi hissettirdi. 

O haldeyken Rezan'ın "Şimdi Bu Aşk mı?" adlı kitabına başladım. İnsan hallerine dair yirmi dört kısa hikayeden oluşan bir kitap. Gecemi o hikayelere hasrettim ve buna değdi. Üzerine hemen bir şeyler yazmak için böyle acele ettim ama siz öyle yapmayın; kitabı yavaş yavaş okuyun, tıpkı akide şekerini ağzınızda saatlerce tutarak kendiliğinden erimesini bekler gibi taşıyın kafanızda hikayeleri. Daha çok tat alacaksınız.

"Yaşamak için para kazanmak savaşından zaman bulup, gerçekten yaşayamadan, özgürlüğü ve aşkı tadamadan" ölebileceğini farkeden bir avukatın rutine uyma çaresizliğiyle başlıyor kitap; bir Ana-Kız ilişkisinin anlatıldığı hikaye, evrensel ve kadim bir döngüyü resmediyor; bir karı-kocanın geleneksel ilişkisinde, ne tür güzelliklerin üstünün örtüldüğünü, sevdaların nasıl hapsedildiğini, iletişimsizliğin nasıl bir kabusa dönüştüğünü anlatan "Benim Güzel Çiçeklerim" hikayesini okuyup yanmamak mümkün mü? 

"Şimdi Bu Aşk mı?" bana biraz tanıdık geldi. Çığlığa benzeyen bir ses çıkarıp sonuna doğru ekolu bir inildemeyle biten lanet zil sesi seçmesine, evdeki tüm ıvır zıvır eşyalara ve doymak bilmez isteklerine rağmen, tutkuyla bağlı olduğu karısının, boşanmak için bir avukata başvurması üzerine, aşkının onu tekrar elde etmesine yeteceğini düşünen adamın ve boşanma görüşmesine girerken vizon kürkünü okşayarak kırıtan kadının hikayesi. 


Diğer hikayelerin konuları şöyle:

Falcıyla pazarlık; 

Arabasında bebeği varken dahi hız tutkusunu yenemeyen kadın; 

Sevgilinin geç kalmalarına isyan; 

Evin bütün yükünü çektiğini ama yeterince takdir edilmediğini düşünen bir ev kadınının iç sıkıntıları; 

El alem ne der endişesi ve tamamen terkedilme korkusu ile yaşamını bir büyük yalanın gölgesinde harcayan, yıllardır bir metresi olan kocasının, kendi evinde, üstelik kendi elinden bir su içtikten sonra ölmesiyle teselli bulan bir kadın ve "keşke" leri; 

Evliliğinin rutininden sıkılan bir kadının yakalandığı yeni bir heyecan, nedenleri ve engelleri; 

Manikürcü kızın avukatlık hayali; 

Deniz kenarında anne-bebek çekişmesi; 

Ölüme yakınken yalnızlık duyan kadın; 

Her şeye kadir annesine, kendi evindeki döşeme örtülerini değiştirebilmek için dahi sözünü geçiremeyen kadının yaşadığı hiçlik duygusu; 

Eski resimlere bakarak geçip gidenler hayıflanmak; 

İşyerinde yaşanan bir sevda ilişkisine yönelik tepkiler, dedikodular, baskılar, aforoz edilen sevdalılar;

Kedilerin gelecek endişesi; 

Kendine sıcacık sokulacağı, sarılıp sarmalanacağı başka bir liman arayan minik kadın ve kocası; 

Yaşamın ilk darbesinde yenilgiye teslim olan, içine kapanan, mücadeleden kaçan bir adam ve buna razı olmayan karısı;

Kadınaları, kaderlerini belirleyen kararlara sessizce boyun eğdiren bin yıllık yazgı; 

Serçeleri izlerken kurulan özgürlük düşleri ve doğanın işine karışmak üzerine düşünceler; 

Kokteyl, lüks, yabancılık duygusu, aşağılık kompleksi ve bunlarla başetmeyi sağlayan işini iyi yapma hali; 
erkeğin emekli olmasıyla bozulan dengeler; 

Kaybettikten sonraki yakarışlar.

* Şimdi Bu Aşk mı?
Rezan Özger, Hikayeler, Cinius Yayınları
Temmuz 2014

 

AYŞE SARISAYIN / Yazar  
GÖZDE KARADAĞ 
KADER GÜNEŞ
KİTAP KONAĞI
MEHMET AYDIN
DİLEK KARABULUT
AV. ALİ GALİP YILDIZ
OZAN UZUN
SEVTAP EKEN
SİNAN SUVAİ KÖŞGER
 
 

İÇİNDEKİLER

OKUYUCU YORUMLARI
SATIN AL